21.4.26

Dev-iniş

Birileri,

Bir ileri bir geri,

Salınıyor öyle,

Devinim diye.


Devler,

Her devirde,

Kükrer yükseklerde,

Birileri,

      inim inim inler hep:

"Bu çıkışın inişi yok mu, niye?" 


Birileri,

Bir devirde,

       birer birer birleşip bir yerlerde,

Devinip de birlikte,

Índirse devleri yere, devirse keşke!


Ne dev-in(imm)iş be!

22.9.22

Kırkar kırkar

Kırk küp, kırkının da kulbu kırık küp.

Kırk kırık kulp, kırkının da küpü delik kulp.



Kurak bir ülkede, kalbi kırık bir deli, kulbu kırık kırk küpe kırk delik açmış,


Kırk akıllı, kırk yıl uğraşmış tıkayamamış.


Deli delmiş, dellenmiş.


Delik küplerin kırık kulpları küpelenmiş.

Çan Çin Çon

Çın çın çınlıyor sözcükler,

Yalçın kayalardan boşluğa atlayan bir laçının kanatlarında.

“Açın” diyorum kapıları, kapışalım,

“Açın, sevdiklerinizin başı için!”

Çantada keklik mi bütün işleriniz, düşleriniz

Niçin koçanlarla dolu cepleriniz ve kaçın kurası bu yazdan kalma göğünüz?

Çanak tutuyor bu gurup, bu turuncu, yeni dilimlenmiş çatır çatır bir kabağın mis kokusuna.

Sonbahar geldi, yaz geçti,

Siz de geçin!

Geçin oturun, çan çan konuşun,
-Çince mi Çonca mı artık neyse-

Ben nasılsa dinlemiyorum.




16.8.20

Hiç Yok

Neden "hiç yok" deriz? Bir şey yoksa hiç değil midir zaten?

“Hiç yok”un bir derece üstü “yok denecek kadar az” olabilir mi örneğin? Onun yerine de “hiç denecek kadar yok” denebilir belki??

Çok az olan bazı şeyleri yok saymaktan doğuyor bütün bu karmaşa aslında.

Bakın “yok saymak” da bir başka kara delik... Olmayan şeyi nasıl sayacağız? O “saymak” benim ima ettiğim “saymak” değil, öyle değil mi? Farz etmek orada kastedilen, biliyorum; yani varsaymak.

Bu durumda “yok saymak”, “yok farz etmek” yani “yok varsaymak” mı oluyor nihayetinde? Nasıl oluyor?

Şimdi durduk yerde, böyle deli saçması sorular sormanın gereği var mı peki? Aslında hiç yok!




25.3.19

Dol-

Zengin, dolu dolu ürettiren bir kök bu.
Bakın şimdi:

Dolmak
Dolma
Dolmuş
Dolu
Dolgu
Dolgun
Dolunay (tamam, tolunay'dan gelmiş ama...)
Dolay
Dolap
Dolak
Dolama
Dolamık
Dolambaç
Dolan ('Yalan dolan'daki gibi)
Dolandırıcı
Dolanmak
Dolaşmak
Dolaşım





9.5.18

Öğrenmek, öğretmek...

Öğrenmek fiilinden türemiş 'Öğretmen' varsa, neden 'Öğrenmen' yok??

Aynı biçimde, 'Öğrenici' varsa neden 'Öğretici' değil?

Hadi, i düştü ve 'Öğrenci' oldu diyelim. Bari 'Öğretci' olsaydı.

:  (

16.3.18

H

Hazan, Hazin ve Hüzün'ün kızkardeşi Üzüntü.




31.7.17

Direk

Direk çok ama çok onurlu bir tekilliktir.

Bakın şimdi, kürek var değil mi, küremekten hani.

Küremeye yarar bir nesnedir.

Direk peki?

Diremek'ten midir gelişi, duruşu?

Dirlik sözcüğünün de belki kuzeni hatta öz kardeşi, ikiz kardeşi.

Dir-en-mek keza.

Direk, direnmeye yarar bir tekilliktir işte. Öyle, kendi başına, upuzun, göğe göğe..

Dimdirek'e hiç ama hiç yanaşmayacağım hele.